İslam'da kadın
İslam kadına hangi hakları vermiştir ve kadının toplumdaki yeri nedir?
Cevap
Kadın toplumun temelini oluşturan aile kurumunun en yetkili ve mukaddes unsuru olarak değerlendirilir123. İslam'da kadın, haklarını bir mücadele sonrasında sonradan kazanmamış olup, bu haklar onun fıtri özellikleriyle uyumlu olarak Allah tarafından verilmiş birer lütfudur4.
İslam'da Kadının Yeri ve Yaratılış Hikmeti
- İslam literatüründe kadın, mükellef bir insan olarak ele alınmakta ve yaratılış gayesinin Allah'a kulluk olduğu belirtilmektedir5.
- Kadın ve erkek, iman, ihlas, amel ve ilim yolunda kendi vazife, sorumluluk ve fıtri şartları çerçevesinde aynı muameleye tabi tutulmaktadır5.
- Prof. Dr. Haydar Baş'a göre kadın, Cemalullah'ın bir görüntüsü ve tecellisi olması sebebiyle son derece latif ve zarif bir varlıktır67.
- Kadın, ailenin en yetkili elemanı olup insan yetiştirme gibi ulvi bir vazifeyi yüklenmiştir2. Bu bağlamda Sevgili Peygamberimiz "Cennet anaların ayağı altındadır" buyurarak kadının ulvi yerini tarif etmiştir123.
- Kadın aynı zamanda irşad ve ikaz müesseselerinin temsilcisidir ve aralarından Rabiatü'l-Adeviye gibi Allah muhabbetinin temsilcisi olan pek çok veli çıkmıştır2.
İslam'ın Kadına Tanıdığı Haklar
- İslam kadını fıtri özellikleriyle mutabık olarak her türlü hak, vazife, yetki ve sorumlulukla donatmış ve hukukunu teminat altına almıştır4.
- Tarihteki hiçbir medeniyette kadına miras verilmezken, İslam kadına miras hakkı tanımış ve onu ilk defa mirasçı yapan din olmuştur89.
- İslam'da kadın, evlilik ve boşanmalarda tamamen hür, müstakil ve tasarruf sahibi bir şahsiyettir8.
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın aktardığına göre, kadına miras hakkı tanınırken erkeğe fazla, kadına daha az pay verilmesi kadının üstünlüğü veya erkeğin üstünlüğü mantığına dayanmamaktadır89. Bunun sebebi kadının geçimle ve şahsını geçindirmekle mükellef tutulmamış olmasıdır89.
- Kadının iaşe ve ibatesinden, yani geçiminden eşi (evli ise kocası, bekarsa babası ve ailedeki erkek evlat) sorumludur4892. Nikah akdinin sahih olabilmesi için erkeğin karısına bakabilecek nafakaya malik olması şarttır89.
Kadının Çalışma Hayatı ve Ekonomik Haklar
- İslam medeniyetinde kadın çalışmak mükellefiyetinde değildir ve hamal gibi çalıştırılması söz konusu değildir489.
- İslam kadının çalışmasına karşı değildir; ancak kadının çalışmak istemesi halinde onu şahsiyetiyle koruyabilecek ve kimliğini tanıtabilecek üstün makamlarda onore edilmesini öngörür82.
- Kapitalist ve liberal sistemlerin özgürlük adına kadını ekonomik özgürlük kisvesi altında sabahın erken saatlerinden akşama kadar çalıştırarak ucuz bir meta haline getirdiği, bunun ise kadını asli vazifesi olan annelikten ve aile hayatından uzaklaştırdığı ifade edilmektedir101112.
- Bağımsız Türkiye Partisi lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın geliştirdiği Milli Ekonomi Modeli ile kadınların ekonomik bağımsızlığını kazanması amacıyla ev hanımlarına maaş bağlanması, çalışan kadınlara ek destekler verilmesi ve doğum yapan annelere doğum ikramiyesi ödenmesi gibi projeler planlanmıştır10.
Tarihte ve Diğer Medeniyetlerde Kadının Durumu
- İslam'dan önceki dönemlerde ve çeşitli medeniyetlerde (Hammurabi kanunları, Brahman hukuku, muharref Kitab-ı Mukaddes, eski Çin, İran'daki Mazdek dini ve Hristiyanlık dünyası) kadının hiçbir hakkı bulunmadığı, hatta Hristiyanlıkta Hz. Havva'nın şahsında kadının günahın merkezi ve menşei olarak kabul edilerek cezalandırıldığı belirtilmektedir8913147.
- Batı dünyasında kadının hak arama mücadelesi ve feminist akımlar sancılı ve materyalist bir temelde gelişmişken, İslam'da kadının hakları doğuştan gelen ilahi bir lütfudur410.
Sonuç
Prof. Dr. Haydar Baş'ın eserleri ve sohbetlerinde vurgulandığı üzere, İslam kadını erkeğin rakibi veya kölesi olarak değil; ailenin temel taşı, nesillerin devamını sağlayan en hayati unsur ve toplumun kraliçesi olarak konumlandırmıştır3151617. Kadının hak ettiği saygınlık, huzur ve haklar ancak İslam'ın ve Milli Ekonomi Modeli'nin sunduğu fıtri ölçülerle mümkündür1016.
Geçen ayetler
-
51:58
إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلرَّزَّاقُ ذُو ٱلْقُوَّةِ ٱلْمَتِينُ
Şüphesiz rızıklandıran da, güç ve kuvvet sahibi olan da Allah'tır.
-
4:124
وَمَن يَعْمَلْ مِنَ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ مِن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ نَقِيرًا
Erkek veya kadın, mümin olarak, kim yararlı işler işlerse, işte onlar cennete girerler, kendilerine zerre kadar zulmedilmez.
-
40:40
مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْزَىٰٓ إِلَّا مِثْلَهَا ۖ وَمَنْ عَمِلَ صَـٰلِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ يُرْزَقُونَ فِيهَا بِغَيْرِ حِسَابٍ
"Kim bir kötülük işlerse ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, inanarak yararlı iş işlerse, işte onlar cennete girerler; orada hesapsız şekilde rızıklanırlar."
-
4:121
أُو۟لَـٰٓئِكَ مَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَلَا يَجِدُونَ عَنْهَا مَحِيصًا
İşte onların varacağı yer cehennemdir. Oradan kaçacak yer de bulamıyacaklardır.
Kaynaklar
-
1 Veda Hutbesinde İnsan Hakları Kitap6. Bölüm: Allah'ın Emaneti Olarak Kadın. Kadının konumu meselesine farklı yaklaşımlarKaynakta geçen ifade:
İslam her an evliliği teşvik etmiş ve aile müessesesinin devamına büyük önem vermiştir. Hatta kadının kulluk yolunda muvaffak olup, cenneti kazanması kocasının rızasına bağlanmıştır. Resul-i Ekrem Efendimiz ﷺ şöyle buyurur: Kadın beş vakit namazını kılar, ramazan orucunu tutar, kendisini yabancılardan korur ve kocasına itaat ederse Rabbinin cennetine girer.
-
2 Mektubat Kitap6. Bölüm: Dava, gönüllerde Hakk'ın iktidar olma davasıdırKaynakta geçen ifade:
Aile, bir erkek ve bir kadının anlaşarak sevgi, muhabbet ve birbirini kabulle kurdukları bir sevgi kurumudur. Hatta çalıştığı zaman toplumun üst kademelerinde vazife verilip onore edilmiştir. İslam'da kadın, aile müessesesinin en yetkili elemanıdır.
-
3 Rahmeten-lil Alemin Kitap2. Cilt · 21. BölümKaynakta geçen ifade:
Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir mübarek sözlerinde, "Cennet, annelerin ayakları altındadır." buyurarak, kadının ulvi yerini tarif etmiştir. Sevgili Peygamberimiz, Veda Hutbesi'nde gerçek hürriyetin ve saadetin yeri olan cennete, ibadetle varılacağını beyan etmektedir: "Ey insanlar! Allah'a ibadet edin. Beş vaktinizi kılın. Ramazan orucunuzu tutun. Emirlerine itaat edin. O takdirde Rabbinizin cennetine girersiniz."
-
4 Veda Hutbesinde İnsan Hakları Kitap3. Bölüm: Varlık ve Yaratılış Hikmeti, Kulluk Gerçeği ve İnsanKaynakta geçen ifade:
İslam kadını, onun fıtri özellikleriyle mutabık olarak her türlü hak, vazife, yetki ve sorumlulukla donatmıştır. Bu anlamda kadına onun fıtri özelliklerine uygun hak ve yetkileri İslam vermiştir. İslam kadının her türlü hak ve hukukunu teminat altına almıştır.
-
5 Veda Hutbesinde İnsan Hakları Kitap6. Bölüm: Allah'ın Emaneti Olarak Kadın. Kadının konumu meselesine farklı yaklaşımlarKaynakta geçen ifade:
İslam literatüründe kadın, mükellef bir insan olarak kadın, kadın bir insandır. Allah yolunda, iman, ihlas ve amelde, ilim yolunda gayretle erkekle kadın aynı muameleye tabidir. Elbette ki kendi vazife, sorumluluk ve fıtri şartları çerçevesinde.
-
6 Sünnet KitapKaynakta geçen ifade:
Kadın, Cemalullah'ın görüntüsü, tecellisidir. Bir erkek ne kadar kendini nezaket ve nezafet sahibi yapmaya gayret ederse etsin, kadın gibi zarif olması mümkün değildir. Çünkü kadın, Cemalullah'ın bir görüntüsü, bir tecellisidir.
-
7 Haftanın Sohbeti - Kadın Hakları Sohbet4 Ekim 1997Kaynakta geçen ifade:
Mesela Hristiyanlık dünyasına baktığımız zaman; Efendim onu günahın merkezi, menşei. Hz. Adem Safiyullah Efendimiz cennetten çıkmak durumunda Hz. Havva ile arasındaki münasebet bahane edilerek, Hz. Havva'nın şahsında bütün kadınlar günahkardır. O adeta günahın merkezi ve günah hadisesinin menşei olarak kabul ediliyordu.
-
8 Haftanın Sohbeti - Kadın Hakları Sohbet4 Ekim 1997Kaynakta geçen ifade:
Ama illa da çalışması gerekiyorsa, onu şahsiyetiyle koruyabilecek, kimliğini ona tanıtabilecek üstün makamlarda çalıştırmanın gerektiğini, evlenme ve boşanmalarda tamamen hür ve müstakil olduğunu, tasarruf sahibi olduğunu, dilediğini yapabilmenin sorumlu, seçkin bir şahsiyeti olduğunu, ona İslam dünyası, İslam medeniyeti, İslam dini kazandırmıştır diyebiliriz efendim. Nikah akdinin sahih olabilmesi için erkeğin karısına bakabilecek nafakaya malik olması lazım.
-
9 Sünnet KitapKaynakta geçen ifade:
Kadını ilk defa mirasçı yapan İslam'dır. Evli ise kocası, bekarsa babası ve ailedeki erkek evlat ona bakmakla mükelleftir. Nikah akdinin sahih olabilmesi için erkeğin karısına bakabilecek nafakaya malik olması lazımdır.
-
10 Anneler Günü ve kadınlarımızın hak arayışı Köşe yazısıYeni Mesaj · 12 Mayıs 2014Kaynakta geçen ifade:
Zira kadının hak aramak için giriştiği bütün adımlar, İslam dininde ona sunulmuş olan yani doğumu ile kazandığı haklarını arama seferberliğidir.Özellikle ekonomik özgürlük peşinde yaşanan faaliyetler, kadını aile hayatında asli vazifesi olan çocuklarının annesi olmaktan ve iyi bir eş vasfında evinin kadını olarak yaşamaktan da ciddi manada uzaklaştırmıştır.
-
11 Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet Milli Devlet Kitap4. Kısım: Sosyal Devlet Milli Devlet > 4. Bölüm: Milli Devlet ve Kadın > 3– Milli Devlet Anlayışında Kadın ve Hakları > A– Kadın ve Aile · s. 637Kaynakta geçen ifade:
Kadının aile içerisinde eşi ve çocuklarıyla hayatını mutluluk içinde devam ettirmesinin sebebi, elbette birbirlerine duydukları sevgi ve saygı olmalıdır. Özgürlüğü çalışmak olarak kadının önüne koyan kapitalizm, bu sayede ucuz işgücü için güzel bir fırsat elde etmiştir. Ancak bir kadının sabahın erken saatinde kalkıp akşama kadar çalışmanın özgürlükle bir alakası olmadığına dikkat çekmektedir.
-
12 8 Mart Köşe yazısıYeni Mesaj · 9 Mart 2016Kaynakta geçen ifade:
Eskiden kadınların çalışma hakkından, toplumdaki yerinden, ekonomik özgürlüğünden bahsederdik. Ekonomik olarak esaret altında bulunan kadının hak ve hürriyetlerinden bahsetmek, kapitalist dünyada insanları kandırmaktan başka bir şey değil esasen. Kapitalist yaklaşımda hak arama, çalışma hürriyeti adı altında kadınlar adeta en önemli hususiyetleri olan hayâ duygusunu kaybetmişler, ucuz bir meta gibi pazara sürülmüşlerdir.
-
13 Haftanın Sohbeti - Gümrük Birliği ve Kadın Hakları Sohbet1 Ocak 1995Kaynakta geçen ifade:
Onlar bunu bilmediği için, kadını hep kendi dünyalarından seyrettiği için onu mahkum olarak tanımışlar. Şunun için söyledim, yani kadın bizim dünyamızda hiçbir şey kaybetmedi. Bizim dünyamızda kadın, cennete gidebilmek için insanın ayağının altı öpülecek bir varlıktır.
-
14 Haftanın Sohbeti - Kadın Hakları Sohbet4 Ekim 1997Kaynakta geçen ifade:
Mesela İran'a baktığınız zaman, İran'da mezdek, Mazdek dinine mensup olan insanlar, kadını ortamalı olarak görüyor, ona bir şahsiyet vermiyor. Onun medeni olduğu dünyada, medeniyetinin hâkim olduğu dünyada kadın budur. Evet, bu da bu etkilerden kalmış olacak ki, kadını hiçbir zaman toplumun değer taşıyan bir şeyi kabul etmemiş.
-
15 Haftanın Sohbeti - Gümrük Birliği ve Kadın Hakları Sohbet1 Ocak 1995Kaynakta geçen ifade:
Yün kırpabilirlerse, güzel bunlar, hala toylukları devam ediyor. Bu konuda benim şahsen görüşüm, bize kendi yerimiz; gerek iktisadi, gerek içtimai, gerek hukuki, gerek ahlaki, gerek kültürel boyutta yerimiz, Türk-İslam dünyası ve İslam dünyasıdır. Vallahi kadın bizim anamız, kadın bizim kızımız, kadın bizim hanımımız, hayat ortağımız.
-
16 Haftanın Sohbeti - Görev ve Sorumluluk Bilinci Sohbet25 Temmuz 1999Kaynakta geçen ifade:
İslam'ın kadına tanıdığı izzet, şeref, mevki dünyanın hiçbir sisteminde, hiçbir dininde yoktur. Onun için bizim toplumumuzda Batı'nın telakkileri, şu anda biz kültürümüzü maalesef bir devrasyona tabi tuttuğumuz ve bir kültür emperyalizmine kurban olarak sürüklediğimiz için bu meselelerin muhakemesini, deninlemesini yapamıyoruz.
-
17 Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet Milli Devlet Kitap4. Kısım: Sosyal Devlet Milli Devlet > 4. Bölüm: Milli Devlet ve Kadın > 3– Milli Devlet Anlayışında Kadın ve Hakları > A– Kadın ve Aile · s. 636Kaynakta geçen ifade:
Milli Devlet’te kadın, insan olarak nesillerin devamında hayati unsurdur, annedir. Bu bağlamda Sosyal Devlet modelinde kadın, kapitalist–liberal modeldeki gibi ne çalışan ve üreten bir makine, ne ikinci sınıf bir işçi veya kendisinden yararlanılan bir metadır… Bilakis kadın, ailenin temel taşı, insanı yetiştiren kutsal bir varlık, toplumu oluşturan en önemli iki unsurdan bir tanesidir.
Bu sayfa 12 Ekim 2026 tarihinde kaynaklardan derlendi.